SBGC013 | Grand Seiko | Spring Drive | İnceleme | HOROBOX
Spring Drive Chronograph İncelemesi Burak BAYRAM

gs_logo.jpg

Grand Seiko Spring Drive Chronograph GMT SBGC013 modelimizin kasası titanyumdan imal edilmiş. Bu arada bir ek bilgi verelim; Seiko'nun kullandığı titanyum piyasada bulunan titanyumlardan daha yüksek yoğunluğa sahip dolayısıyla zamanın yıpratıcı etkilerine karşı daha dayanıklı bir duruş sergiliyor.

grand_seiko_SBGC013_3.jpg

43.5mm çapa sahip kasanın tasarımında mat ve parlak yüzeyler birlikte kullanılmış. Mat ağırlıklı yüzey formunun saatin sportif karakterine yakıştığı aşikar. 16.5mm yüksekliği koldaki duruşunu her şekilde gösteren bir model olan SBGC013'ü gömlek manşetinin altında saklamak haksızlık olur.

SBGC013 markanın kasa konstrüksiyonu özelinde seramik ile ilk tanıştığı model olma özelliğini de taşıyor. Saatin bezeli için koyu siyah renk seramik kullanılmış.

grand_seiko_SBGC013_4.jpg

GMT ve Kronograf fonksiyonlarını beraber sunan saatin sağ tarafında bulunan kilitli buton/tepe seti ise biraz fazla iddialı duruyor. Genel olarak sportif temalı saatlerin kullanımı kolay ve ergonomik kabul edilen iri ayar tepeleriyle gelmeleri aşına olmadığımız bir durum değil lakin kronograf butonlarının durumu bu aşinalığımızı bile unutturacak şekilde.

Neredeyse bir el kronometresine bile takılabilecek büyüklükteki kronograf butonlarının saatin geneline hakim sportif hava için bile fazla iddialı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu arada buton setinin bu şekilde tasarlanması tamamen görsel amaçlı da değil. Seiko, kronograf butonlarının basma hissini daha net ve kaliteli bir hale getirmek için fotoğraf makinelerinde bulunan deklanşörün yarım ve tam basılı hallerini hatırlatan iki aşamalı bir sistem kullanmış. Bu sistem sayesinde butona ne sertlikle basarsanız basın basma hissi her zaman aynı netlikte ve yumuşaklıkta oluyor. Oldukça rafine bir fikirden ortaya çıktığı bariz belli olan bu durum maalesef butonların ciddi derecede büyük tasarlanmasına neden olmuş.

grand_seiko_SBGC013_6.jpg grand_seiko_SBGC013_7.jpg

Saatin önünde ve arkasında safir camlar kullanılmış. Ön tarafta yer alan camda yansıma önleyici kaplama kullanılması muhteşem kadranın her açıda aynı netlikte görülebilmesine imkan verirken arka kapağın ortasına yerleştirilmiş safir cam ise teknoloji harikası Spring Drive kalibrenin izlenebilmesini sağlıyor.

Arka kapağın metal kısımlarında saat ile ilgili bilgiler yer alıyor.


grand_seiko_SBGC013_2.jpg

Saatin bileziği de titanyumdan üretilmiş. Kasa kısmında olduğu gibi bilezik kısmında da ağırlıklı olarak mat yüzeylerin tercih edildiği mat/parlak kombinasyonu kullanılmış. Büyük parçalardan oluşan bileziğin üretim kalitesi Grand Seiko'dan beklendiği şekilde son derece başarılı duruyor. Kolda da son derece rahat duran bileziğin katlanır klipsi üzerindeki 18K altın GS logosu ise saatin prestijini vurgular nitelikte.

grand_seiko_SBGC013_1.jpg grand_seiko_SBGC013_9.jpg

SBGC013'ün kadranı ise tamamen ayrı bir konu. Özellikle kadranda kullanılan kobalt mavi tonu muhteşem. Ön camda yer alan yansıma önleyici kaplama ile birlikte her açıdan kusuruz görüntü sağlayan kadran özellikle kadran tasarımı ve işçiliği konusunda fevkalade başarılı olan Grand Seiko'nun tüm değerlerini yansıtıyor.

Saatin sahip olduğu alt saniye, tarih, güç rezervi, GMT ve 12 saatlik kronograf gibi özellikler düşünüldüğünde kadranın ne denli başarıyla tasarlandığını anlamak daha kolay zira tüm bu fonksiyonlar saatin okunabilirliğini zerre etkilemeden kadrana taşınabilmiş.

grand_seiko_SBGC013_5.jpg

Altın Grand Seiko GS amblemleri ise son derece uyumlu eklemeler olmuş.

grand_seiko_SBGC013_8.jpg

SBGC013'ün kalbinde ise Seiko'nun teknoloji harikası kalibresi Spring Drive yer alıyor. SEIKO 9R96 referanslı kalibrenin güç rezervi 72 saat olarak belirtilmiş. Yaklaşık +/- 10sn aylık sapma değeri sunan kalibrenin bu özelliği ile piyasada bulunan pek çok quartz saatten daha yüksek bir hassasiyet sunduğunu da hatırlatalım.

İsviçreli muadillerini aratmayacak derecede özenle işlenen kalibrenin rotorunda yer alan 18K altın GS amblemi ise tıpkı klipste olduğu gibi prestij unsuruna göndermede bulunuyor.

Spring Drive daha önce de bahsettiğimiz üzere mekanik ve elektroniğin beraber kullanıldığı hibrit bir tasarım. Balans çarkı yerine quartz kristalinden üretilmiş bir regülatör kullanılıyor olması dışında geleneksel mekanik kalibrelerden pek de farkı bulunmayan Spring Drive hala saat severler arasında 100% mekanik bir ürün olarak görülmüyor. Teoride kanı bu şekilde de olsa bana göre her iki tarzın olabilecek en başarılı kombinasyonunu sunan pratik ve kullanışlı bir sistem Spring Drive.

grand_seiko_SBGC013_10.jpg

Genel anlamda saati çok beğendiğimi söyleyebilirim. Genel Grand Seiko kriterlerini eksiksiz yerine getiriyor olmasının yanında saatin beni en çok etkileyen özelliği mükemmel mavi tonu ile kadranı oldu. Bunun yanında tüm işlevselliğine rağmen boyutuna bir türlü ısınamadığım kronograf butonları ise saat hakkında dile getirebileceğim yegane olumsuz fikrim diyebilirim.

Grand Seiko ürün gamında yer alan tüm modellerin ortak özelliklerinden üstün işçilik, sade ancak kullanışlı tasarım ve günlük hayatta benzerine nadiren denk gelme özelliklerinin yanı sıra 400 adet limitli üretim, Spring Drive'ın çalışma hassasiyeti ve kobalt mavi kadranın çarpıcı duruşunu yanında bonus olarak sunan saatin, koleksiyonuna bir spor kronograf eklemeyi düşünen saat severler için mutlaka göz önüne alınması gereken bir alternatif olduğunu söyleyebilirim.

 

Yorumlar (0)